19 Kasım 2008 Çarşamba

Radyo Günleri'nden Bir Ses: Perihan Altındağ Sözeri

16 Aralık 1950 tarihli “Radyo” dergisinin kapağını açtığımızda, ilk sayfada bir reklam karşılıyor bizi. Henüz transistör teknolojisinin bulunmadığı bu günlerde, Alman Siemens firması, radyolarını dönemin yıldızları olan Türk Sanat Müziği sanatçıları aracılığıyla tanıtıyordu. Üstte sanatçının fotoğrafı, altta ona aitmiş gibi yazılan reklam cümleleri… Derginin bu sayısında, Perihan Altındağ Sözeri’nin fotoğrafını görüyoruz. Şöyle yazılmış: “Perihan Altındağ sevgili dinleyicilerine diyor ki: Musikimizin tatlı nağmelerini sizlere pürüzsüz aksettirebilecek yegâne radyo SIEMENS’tir. Ben SIEMENS’imi çok seviyorum. Siz de seveceksiniz!”

Bu eski reklam, çok daha yakın bir tarihe taşıyor hafızamızı… Reklamda görülen, Türk Sanat Müziği’nin değerli yorumcusu Perihan Altındağ Sözeri, 7 Nisan 2008’de, İstanbul Erenköy'deki evinde hayata veda etti. Teşvikiye Camisi’nde düzenlenen cenaze törenine, ülkemizin tanınmış müzisyenleri de katıldı. Bülent Ersoy, Sözeri’nin naaşı önünde bir süre dua etti. Ali Rıza Binboğa, Mustafa Sağyaşar ve Adnan Şenses de, cenaze törenindeki isimlerden bazılarıydı. Ama basın kuruluşlarımızın vefa duygusu, eksikliğini bir kez daha belli etti ve sanatçının ölümü gibi, bu cenaze töreni de sadece gazete sayfaları ve haber bültenlerinde kısa bir bölüm olarak geçip gitti. Oysa Perihan Altındağ Sözeri, musikimizin kolayca yeri doldurulamayacak seçkin isimlerindendi.

5 Mayıs 1925'de Amasya'da doğan Perihan Altındağ Sözeri’nin adı ilk kez, Saadettin Kaynak'la 1939 yılında çıktığı bir radyo programında duyulmuştu. O zaman henüz ortaokul öğrencisiydi. Ankara Radyosu'nun açtığı sınavda "olağanüstü bir ses" olarak nitelendirilmesi sebebiyle, çıkartılan özel izinle kadrolu sanatçı yapılmıştı.

Perihan Hanım, 1945'te Emin Sözeri'yle evlendi ve 1947'de, gazinolarda çalışmak amacıyla İstanbul'a geldi. 1949'da, İstanbul'da kendi adıyla açılan ve "içkisiz" olarak hizmet veren Perihan Salonu'nda serbest çalışmalarına başladı. Aralıksız 35 yıl, o devrin en popüler gazinoları olan Tepebaşı, Küçükçiftlik Parkı ve Kristal gazinolarında sayısız konserler veren Sözeri, devam eden radyo çalışmalarıyla oluşan zengin repertuarında, klasik eserleri gazino sahnelerine taşıyan ilk sanatçı oldu.

Sadettin Kaynak, Lemi Atlı, Selahattin Pınar ve daha birçok bestecinin çok sayıda eserini ilk kez seslendiren sanatçı, Türk Musikisi'nin çağdaş bestecilerinin eserlerine de repertuarında yer vermişti.

Perihan Altındağ Sözeri, bestekar Münir Nurettin Selçuk’la birlikte, Osmanlı Padişahı Üçüncü Selim'in hayatını yansıtan, "Üçüncü Selim'in Gözdesi" filminde rol almış; ayrıca Topkapı Sarayı ve Harem Dairesi'nde çekilen müzikal bir filmde oynamıştı.

Sözeri, 50'nci Sanat Yılı'nı kutladıktan sonra sayısız ödül aldı ve çalışma hayatını noktaladı.

Türkiye'nin onun sesiyle tanıdığı eserler arasında "Yalnız Bırakıp Gitme Bu Akşam Yine Erken", "Benzemez Kimse Sana", "Bir Nigâh Et", "Leyla Bir Özge Candır", "Kırmızı Gülün Alı Var", "Sazlar Çalınır Çamlıcanın Bahçelerinde", "Aman Avcı" ve "Estergon Kalesi" gibi şarkılar vardı.

Evet, Perihan Altındağ Sözeri, müzik çalışmalarına nokta koyduğu tarihten bu yana, unutulmuşluğun kucağında bir hayat yaşıyordu. Şimdi rabbiyle buluşan sanatçıdan bize sadece, taş plaklara kaydedilmiş sesi kaldı.

Hiç yorum yok: