28 Kasım 2008 Cuma

Radyonun Sihirli Kapısı

Temsil kolunun sihirli kapısı önünde Vahyi Öz ve Reşat Altay
Bu; ikinci sayımızda (Sihirli) diye adlandırdığımız kapının ta kendisidir. Görüyorsunuzya, bu; kapı dediğimiz zaman akla gelen, bir duvar parçasını tahta, demir yahut çelik levhalarla örten, kilitli, sürgülü, rezeli, menteşeli kapıların basit bir örneği.
Kapı vardır; arkasında ömürlerin esrarını gizler. Kapı vardır, ardında hazineler saklıdır. Kapı vardır; bir elin hafifçe temasiyle mes'ut bir aşka, yahut derin bir ızdıraba yol verir. Kapı vardır; hayata, kapı vardır, ölüme açılır.
Bunlar, ve bunlara benzemez bütün açılıp kapanışların taklidini, bu taklit kapı başarıyor: Onu hızla iterek sesinde korkunç bir hiddet, yavaş ve sinsi kapıyarak müthiş bir cür'et fırtınasını canlandırıyoruz. Onu şöyle açarak göz yaşını, böyle açarak neşeyi, kahkahayı konuşturuyoruz. Muz gibi, her özlenen meyvenin çeşnisini vermez ama, sesine verilebilen ahenkle saray, apartman, salon, kulübe, dükkân, han ve hamam ve ilâh.... kapısı da olabilir.
"Sihirli" sıfatı ona işte bundan, bu marifetlerinden ötürü verilmişti.
KEMAL TÖZEM
(1942 yılına ait, "Radyo" dergisinden alınma bu fotoğraf ve yazı, Meltem Ahıska'nın, Metis Yayınları'ndan çıkan, "Radyonun Sihirli Kapısı: Garbiyatçılık ve Politik Öznellik" adlı kitabına kapak olmuş, ilham vermiş.)

Hiç yorum yok: