18 Aralık 2008 Perşembe

Radyo Orkestraları


Henüz 15 yaşını doldurmuş olan Türk radyosunun klasik müzik yayınlarında görev alan orkestralardan bahsedeceğiz. Bunlardan ilki, “Radyo Senfoni Orkestrası”ydı...
Radyo Senfoni Orkestrası, 1940’ların başında, radyo programlarında eser icra etmek üzere kurulmuş bir orkestraydı. Bu orkestrada, “Cumhur Risâyeti Filarmonik Orkestrası”nın üyeleri görev alıyordu ve müzisyen sayısı, çalınan eserin gereklerine göre, 45 ile 64 arasındaydı. Orkestra her hafta iki defa, Pazartesi ve Perşembe günleri Dr. Ernst Praetorius ve Ferit Alnar idaresinde, her biri 45 dakika süren konserler veriyordu. Bu konserlere, zaman zaman, tanınmış solistler de katılıyordu.
Radyo Senfoni Orkestrası’nın konserleri, Ankara Radyosu’nun, yüz altmış dinleyicinin konserleri dinlemesine müsait tarzdaki 1 numaralı stüdyosunda verilirdi. Konserlerin radyodan yayını, her defasında tonmaysterler tarafından itinayla yapılan provalar ve kontrol odasında gerçekleştirilen dinlemelere göre hazırlanırdı. Konser esnasında, tonmayster stüdyonun yanındaki üç kat camlı kontrol odasından, yayını kontrol edip düzenlerdi. Aynı orkestranın, sonbahar, kış ve ilkbahar sezonlarında “Cumhur Risâyeti Filarmonik Orkestrası” olarak daha geniş kadroyla Cebeci Konser Salonu’nda verdiği konserler de, Cumartesi günleri saat 15:30’dan itibaren radyodan yayınlanırdı.
Radyo Senfoni Orkestrası, Ankara Radyosu stüdyosunda, hepsi ayrı programlarla yılda 92 konser verir ve yaz aylarında altı hafta tatil yapardı. Opera temsillerinden yapılan yayında da aynı orkestra çalardı. Radyo Senfoni Orkestrası, yurdumuzda ciddi Batı müziğinin yaygınlaşmasında önemli bir ödevi üzerine almıştı.
1940’lı yıllarda radyo yayınlarında görevli olan bir diğer orkestra, “Radyo Salon Orkestrası”ydı. Haftada dört gün program hazırlayan orkestra, 17 üyeden kuruluydu ve bu orkestranın üyeleri de, “Cumhur Risâyeti Filarmonik Orkestrası”nda görevli sanatçılardı. 1940’a kadar “Küçük Orkestra” olarak isimlendirilen Radyo Salon Orkestrası’nı, kemancı Necip Aşkın ve Enver Kapelman idare ediyordu. Programlara “kondüktör piyanist” olarak Devlet Konservatuvarı profesörlerinden George Markowitz, zaman zaman dikkat çekici “improvizasyonları”yla; soprano Bedriye Tüzün de kültürlü ve sıcak sesiyle ayrı bir renk katmaktaydı...

Hiç yorum yok: