24 Eylül 2012 Pazartesi

Maaşallah...


“Halo Dayı’nın türkçesi yok,
Kızıldereli Hüseyin’in tercümanlığıyla konuşuyoruz:
     -         Kaç yaşındasın Can? Diye soruyor.
     -         Kırk yedi, deyince ben,
     -         Mââşââllâh! diyor bi, “â”ları çatlata çatlata.

Ve sorular izliyor birbirini:

     -         Evli misin, Can?
     -         Evet.
     -         Mââşââllâh! Kaç çocuğun var?
     -         Üç.
     -         Mââşââllâhh! Kaç yaşındalar?
     -         Erkeği on beş, kızlar onüçle oniki.
-         Mââşââllâhh! Mesleğin ne?
-         Şair, mütercim.
-         Mââşââllâhh! Ne kazanıyorsun ayda?
-         İki bin beş yüz – üç bin.
-         Mââşââllâhh! Kaç sene ceza verdiler sana?
-         Onbeş.
-         Mââşââ... diye başlamışken yine,
Halo Dayı yarıda kesiyor Allah’ı,
Ve kısa bir sessizlikten sonra, o güleç ihtiyarla birlikte,
Bayram topları gibi patlatıyoruz kahkahayı."

Can Yücel / "Bir Siyasinin Şiirleri"

Hiç yorum yok: