8 Mayıs 2014 Perşembe

"Rus Edebiyatı Dersleri" Hakkında



"Rus Edebiyatı Dersleri" ciddi edebiyat okurlarını çok sevindirdi şüphesiz. Nabokov'un kimi eserleri gibi bu da, ülkemiz açısından gecikmiş bir yayın sayılabilir. 1988 yılının Ocak ayında Ada Yayınları "Edebiyat Dersleri" adlı kitabı bastığında, ben Siyasal Bilgiler Fakültesi ikinci sınıf öğrencisiydim. Bu kitabı bir arkadaşımın elinde gördükten sonra ben de almış, yüzeysel olarak okumuştum. Okumam yüzeysel olmaya mahkûmdu, çünkü hem Nabokov'u pek tanımıyordum o yıllarda, hem de kitapta incelenen klasik eserlerin tümünü okumamıştım. O kitap bir daha basılmadı, yıllar geçtikçe sahaflarda bulunması zor hale geldi. Hayat insana tuhaf sürprizler hazırlıyor, 1988 yılında aldığım o kitap, 24 sene sonra İletişim Yayınları eliyle bana geldi. Ama aslında tam olarak "aynı kitap" değil...




Şimdi, kafa karışıklığını gidermek için, 88 senesinde basılmış kitapla ilgili bir açıklama yapmak gerekiyor. Vladimir Nabokov'un, Amerikan üniversitelerinde verdiği edebiyat dersleri, onun ölümünden sonra elde kalan notlardan yararlanılarak kitaplaştırıldı. İki cilt halinde yayımlanan kitapların biri "Lectures on Literature", diğeriyse "Lectures on Russian Literature" başlığını taşıyor. Ada Yayınları'nın Fatih Özgüven - Ayşe Nihal Akbulut ortak çevirisiyle bastığı kitap, yukarıda andığım bu iki eserden derlenmiş yazılardan oluşuyordu. Yani bazı yazılar "Lectures on  Literature"dan, bazılarıysa "Lectures on Russian Literature"dan alınıp kitaba konmuştu. Bu yazıların çoğu da tam olarak değil, "kısmi" olarak çevrilerek alınmıştı. Böylece iki ayrı sorun ortaya çıkmıştı: Birincisi, "Edebiyat Dersleri" adını taşıyan bir kitabın, "Lectures on Literature"ın çevirisi olması gerekirdi. Öyle ya, "Lectures on Literature", birebir, "Edebiyat Dersleri" demekti çünkü. İkincisi, eser sahibinin yazılarını istediğiniz gibi kesip biçemezdiniz; bir yazıyı çevirip yayımlıyorsanız, bütün olarak, kısaltmadan yayımlamanız gerekirdi. Maalesef öyle olmamıştı ve biz Türk okuyucuları Ada Yayınları tarafından bir bakıma keleğe getirilmiştik; yayınevi kitaba bu yazılarla ilgili hiçbir açıklama da koymadığı için, çeyrek asır boyunca özgün ve bütünlüklü bir eseri okuduğumuzu sanıp kalmıştık. Çocukluğumda okuduğum Beyaz Diş'in aslında tam metin olmadığını, başlangıç kısmının Cem Yayınevi tarafından baskıdan çıkarıldığını ancak bu romanı çevirirken anladığımda ne hissetmişsem, Edebiyat Dersleri'yle ilgili gerçeği anladığım zaman da yine onu hissetmiştim.

Bu iş neden böyle olmuştu, nasıl olmuştu bilemiyorum. Elbette Fatih Özgüven ve Ayşe Nihal Akbulut'a söz konusu metinlerle Türkiye okuyucusunu buluşturdukları için teşekkür etmek gerekirdi. Yine de "Edebiyat Dersleri" vakası, çeviri yayıncılığı alanında ülkemizde ne garip hadiselerin gerçekleştiğini ve bizim bilmeden nasıl yanılsamalar içine düştüğümüzü göstermesi bakımından ilginç bir örnektir.

Nereden nereye... 24 sene sonra İletişim Yayınları, bu kitaptaki çevirileri de kullanarak "Lectures on Russian Literature"ı basmak istediklerini söyledi ve kalan bölümleri çevirme işini bana verdi. Bu çeviri yaklaşık altı ay sürdü. Sadece Rus yazarlarının eserleriyle ilgili bölümler yoktu kitapta; "Philistine’ler ve Philistinizm", "Çeviri Sanatı" gibi Nabokov'un sanat, edebiyat ve çeviri hususlarına bakışını yansıtan çok güzel iki yazı da vardı. Ayrıca Nabokov'un kendi  tuttuğu notlar, kitaplarla ilgili çizimleri, resimleri vardı. Yazarın Dostoyevski, Gogol, Tolstoy gibi yazarlarla ve eserleriyle ilgili düşünceleri son derece özgün, kimi zaman da biraz garip ve tartışmalıdır. Ama her halükârda, eserlere dair çok titiz bir okumaya (yerden yere vurduğu Suç ve Ceza'yı ömrü boyunca beş kez okuduğunu ve "kitaptaki sıkıntının ne olduğunu, ancak yakın zaman önce anlayabildiğini" söyler Nabokov) ve keskin bir kavrayışa işaret ediyor. 

Hiç yorum yok: