13 Haziran 2014 Cuma

Alfred Appel - The Annotated Lolita

Alfred Appel
Vladimir Nabokov, Edebiyat Dersleri'nde, "insan bir kitabı okuyamaz; ancak yeniden okuyabilir. İyi okur, etkin ve yaratıcı okur, yeniden okuyandır,” der. Onun kitaplarını yeniden ve yeniden okuyan "üstün" ve "yaratıcı" okurları, Nabokov'un romanlarına gerçek anlamda nüfuz etmemizi, yüzeysel olarak okuyup geçtiğimiz cümlelerin altında saklı duranların farkına varmamızı sağladılar. Nabokov metinlerini bu şekilde didik didik edenlerin ilki ve en önemlilerinden biri, Alfred Appel'dı.

Nabokov 1940'ta göç ettiği Amerika Birleşik Devletleri'nde sekiz yıl boyunca tam zamanlı bir iş bulamamış, edebi üretimi de Avrupa'daki yıllarına kıyasla çok kısıtlı kalmıştı. Hep mali sıkıntı içindeydi. Nihayet 1948'de Cornell Üniversitesi'nden gelen Rusça profesörlüğü teklifi, bu sıkıntısına çare oldu. Burada ders verdiği yıllarda öğrencisi olan Alfred Appel, 1970 yılında, Nabokov'un Lolita’sının açıklamalı bir varyantını hazırlayacak, 200 sayfadan fazla tutan notlarla kitabın edebi referanslarını, yabancı dildeki ifadelerin çevirilerini verecek, kitapta tekrarlanan izleklere dikkat çekecekti. Appel, romanı okuyan çoğu kişinin gözünden kaçmış şeyleri yakalamıştı. Nabokov, dostluğunu kazanan Appel için, “Yazdıklarımı en küçük ayrıntısına kadar inceliyor, her yazara böyle biri lazım,” demişti.

The Annotated Lolita adlı kitap, Appel'ın Nabokov edebiyatı ve Lolita hakkındaki uzun açıklamaları, çözümlemeleriyle başlıyor. Ardından, "Metne Dair Bir Not Yerine" başlığı altında, Solgun Ateş'in "Önsöz"ünün son kısmı yer alıyor. Appel bu alıntı vasıtasıyla, kendi Lolita yorumculuğuyla Solgun Işık'ın deli yorumcusu Charles Kinbote arasında örtük bir paralellik kurarak yola çıkıyor:

"Shade’in şiiri, aniden salınıp büyüyen bir sihirdir gerçekten: kır saçlı dostum, sevgili ihtiyar gözbağcım, şapkasına bir deste kartoteks fişi koymuş, sonra da bir şiiri silkeleyivermiştir.

Şimdi bu şiire dönmeliyiz. Önsözümün çok yetersiz kalmadığı kanısındayım. Süreklilik arz eden açıklamalar şeklinde düzenlenmiş diğer notlar, en doymak bilmez okuyucuları bile tatmin edecektir şüphesiz. Notlar, alışılmış olduğu üzere şiirin arkasında yer almakla beraber, okurun önce bunlara başvurup, şiiri notların yardımıyla incelemesi tavsiye olunur; elbette şiirin metni okunurken bunlar da tekrar okunmalı, belki şiir bitirildikten sonra resmi tamamlamak için üçüncü defa yine bunlara başvurulmalıdır. Böyle vakalarda sayfaları bir ileri bir geri çevirip durmanın zahmetinden kurtulmak için, ilgili metnin yer aldığı tüm sayfaları kesip almayı ve kırpmayı akıllıca bulurum; veya daha basitinden, aynı eserin iki nüshası rahat bir masanın üzerine, birbirine bitişik olarak konulabilir –  sözünü ettiğim masa, New Wye’dan kilometrelerce uzaktaki bu yol üstü otelinde, kafamın içinde ve dışında bir atlıkarınca dönerken daktilomu yerleştirdiğim şu küçük şey gibi olmamalı. Müsaadenizle belirteyim ki, notlarım olmaksızın Shade’in (otobiyografik bir eser için fazlasıyla temkinli ve ketum olan) metni, esas açısından önem taşıyan birçok dize kaygısızca atıldığı için, insani gerçeklikten tamamen yoksundur; tamamen yazarın ve onun ortamının, bağlantılarının vs. gerçekliğine bel bağlamak zorunluluğu vardır; söz konusu gerçekliği de yalnız benim notlarım sağlayabilir. Sevgili şairim muhtemelen bu ifademe katılmazdı, fakat her halükârda, son sözü yorumcu söyler.

CHARLES KINBOTE"


Bu alıntının ardı sıra, Appel'ın önsözü ve Lolita'nın ana gövdesi, sayfa marjında kısım kısım numaralandırılmış olarak yer alıyor. Bu rakamların işaret ettiği açıklamalar, cildin son kısmını oluşturuyor. Bu açıklamaları okudukça, metnin gerisinde ne kadar çok şifre ve referans bulunduğunu anlıyorsunuz. 

 

























Alfred Appel'ın çalışması, Lolita'yla ilgili birçok şeyi açığa çıkarmıştı. Nabokov'un en popüler romanıyla ilgili çalışmalar, Appel'ın kitabıyla sınırlı kalmadı elbette ama The Annotated Lolita, hâlâ bu romanla ilgili en önemli kaynak. Burada not düşülmüş bilgileri okumadan, Lolita'yı okumuş sayılmazsınız. Nabokov'un en başta aktardığımız sözünü tekrarlayalım: nsan bir kitabı okuyamaz; ancak yeniden okuyabilir. İyi okur, etkin ve yaratıcı okur, yeniden okuyandır.” Lolita söz konusu olduğunda, bu yeniden okumayı The Annotated Lolita üzerinden yapmak şart. Bakalım bu eseri Türkçeye kim çevirecek, kim yayımlayacak; böylece ülkemiz hem güncel bilgiler ışığında iyileştirilmiş yeni bir Lolita çevirisine, hem de bu roman hakkındaki temel kaynağa ne zaman kavuşacak?

2 yorum:

Timothy Guillan dedi ki...

Blogu ilk açıldığından beri düzenli takip etmeme rağmen bu gönderiyi kaçırmışım. The Annotated Lolita'yı sipariş ettikten yarım saat sonra rastlamam hoş bir tesadüf oldu! O gelene kadar Yazarın Gizli Tarihi beni bekler.

Ahmet Nezihi Turan dedi ki...

Dilerim kavuşacağımız zaman çabuk gelir -hem iyi çeviriye hem temel kaynağa.