29 Haziran 2014 Pazar

"Nikolay Gogol"den...


'Gogol’e dair yazdıklarımın maksadını kavradığınızı umuyorum. Dobra dobra ifade etmek gerekirse; Rusya hakkında bilgi edinmek istiyorsanız, Alman uçakları bombardımanlarda niye çuvalladı merak ediyorsanız, derdiniz “fikirler”le, “olgular”la, “mesajlar”laysa, Gogol’den uzak durun. Gogol’ü okuyabilmek için Rusça öğrenmeye çalışmayın; paranıza yazık olur. Uzak durun, uzak durun. Gogol size bir şey vermez. Raylara yaklaşmayın. Yüksek gerilim. Kapalıdır. Sakının, kaçının, yapmayın. Şuracıkta daha nice yasak, veto ve tehdit sıralamak isterdim. Hiç gerek yok tabii; nasıl olsa yanlış türdeki okur asla buraya kadar gelemez. Ama doğru türdeki okura, kardeşlerime, ikizlerime selam olsun. Erkek kardeşim orgu çalıyor. Kızkardeşim kitap okuyor. Şu da benim halam. Önce alfabeyi, dudak, dil ve diş ünsüzlerini, arı gibi, çeçe sineği gibi vızıltılı sesleri öğrenmelisiniz. Ünlü harflerden biri size “Öf!” dedirtecek. Şahıs zamirlerinin çekimleriyle ilk olarak karşılaştığınızda, kendinizi zihnen tutuk ve ezik hissedeceksiniz. Lakin Gogol’e (hatta herhangi bir Rus yazarına) erişmenin başka bir yolu yok, bana göre. Gogol’ün eserleri, tüm başarılı edebi yapıtlarda olduğu gibi, fikir değil lisan fenomenleridir. “Ga-gol”; “go-gal” değil. Sondaki “l”, İngilizcede bulunmayan yumuşak, eriyen bir “l”dir. İnsan bir yazarın adını bile telaffuz edemeden, onu anlamayı bekleyemez. Fakir sözcük dağarcığımla, çeşitli bölümlerden yaptığım çevirilerin elimden geldiğince iyi olmasına çalıştım ama bu çeviriler iç kulağımla duyduğum sesler mertebesinde mükemmel olabilseler dahi, tonlamaları gereğince yansıtamadıktan sonra, Gogol’ün yerini tutmayacaktır. Onun sanatıyla ilgili yaklaşımımı naklederken, bu sanatın varlığıyla ilgili elle tutulur bir kanıt ortaya koymadım. Ancak elimi yüreğimin üzerine koyup, Gogol’ün hayalimin bir ürünü olmadığını söyleyebilirim. O gerçekten yaşadı, gerçekten yazdı.'

Vladimir Nabokov / Nikolay Gogol (İletişim Yayınları)

Hiç yorum yok: