13 Haziran 2014 Cuma

Nabokov'un Bakış Açısıyla "Üstün Okur"

"Nasıl ki yetenekli yazarların evrensel ailesi ulusal bariyerleri tanımıyorsa, yetenekli okur da zaman ve mekân yasalarından bağımsız, evrensel bir figürdür. Sanatçıyı tekrar ve tekrar imparatorlar, diktatörler, rahipler, püritenler, kör cahiller, siyasi ahlakçılar, polisler, postane müdürleri ve bilgiçler eliyle yok edilmekten kurtaran odur—üstün okur. Bu takdire şayan okuru tanımlayayım size. Hiçbir vicdan yöneticisi, hiçbir kitap kulübü onun ruhunu denetleyemez. Onun bir edebiyat eserine yaklaşımı, vasat okurun kendisini şu ya da bu karakterle özdeşleştirmesine ve “betimlemeleri atlamasına” yol açan gençlik heyecanlarından azadedir. Bu iyi, bu takdire şayan okur kitaptaki kız ya da oğlanla değil, kitabı ortaya çıkaran zihinle özdeşleştirir. Takdire şayan okur bir Rus romanında Rusya’yla ilgili bilgiler aramaz; çünkü Tolstoy ya da Çehov’un Rusya’sının, tarihteki Rusya değil, bireysel dehanın hayal edip yarattığı özel bir dünya olduğunu bilir. Takdire şayan okur genel fikirlerle ilgilenmez; özel bir imgelemin peşindedir. Bir kitabı sevmesi, ona grupla iyi geçinmeyi öğrettiği için değildir (ilerlemeci ekolün şeytani klişesidir bu); kitabı sever, çünkü metnin her bir ayrıntısını özümseyip anlamış, yazarın vermek istediği hazzı tatmış, içi baştan ayağa ışıl ışıl olmuş, örsünde hayaller döven usta demircinin, sihirbazın, sanatçının büyülü betimlemelerine bakıp heyecanlanmıştır."

"Rus Yazarları, Sansürcüler ve Okurlar"dan (Rus Edebiyatı Dersleri - İletişim Yayınları)

Hiç yorum yok: