2 Aralık 2014 Salı

Aleksandır İvanoviç var mıydı, yok muydu?

  

Vladimir Nabokov üçüncü romanı Lujin Savunması'nı, Güney Fransa'daki Le Boulou ve Berlin'de yazdı. Roman evvela Rus göçmenlerinin dergisi Sovremennye Zapiski'de, V. Sirin imzasıyla tefrika edildi, ardından 1930'da Rusça olarak Защита Лужина (Zaşita Lujina) adıyla yayımlandı. Michael Scammell romanı 1964'te, Nabokov'la ortak çalışma içinde The Defense adıyla İngilizceye çevirdi. Rana Tekcan'ın 2001 yılında İletişim Yayınları'ndan çıkan Türkçe çevirisi, Michael Scammell'in İngilizce çevirisi üzerinden yapılmış. Genel olarak temiz, başarılı bir çeviri olduğu kanısındayım. Ama tüm edebi çevirilerde olduğu gibi bunda da, üzerinde durulması, tartışılması gereken noktalar var. Ben, son cümleye takıldım: 

"Ama Aleksandır İvanoviç'den eser yoktu."


Bu cümledeki "İvanoviç'den", herhalde "İvanoviç'ten" diye yazılmalıydı ama bu pek mühim bir mesele değil. Asıl mühim mesele şu: Ben cümlede saklı anlamın, çeviride doğru aktarıldığından kuşkuluyum. Cümlenin Rusçası, "Но никакого Александра Ивановича не было." İngilizcesi ise, "But there was no Aleksandr Ivanovich." İfade "eser yoktu" diye çevrildiği zaman, roman kahramanının hiç iz bırakmadan yok olduğu anlaşılıyor. Oysa burada sadece, "Aleksandır İvanoviç yoktu" deniyor. İkisi farklı şeyler. Bu çok mu önemli? Evet, bence öyle. Sebebini açıklayacağım.


Romanın konusu kısaca şöyle: 

Satranç konusundaki yeteneği küçük yaşta keşfedilen Lujin, takip eden yıllarda oyununu giderek geliştirip "büyük usta" seviyesine yükselir. Yeteneğinin büyüklüğüne karşın, toplumdan kopuk, insanlarla iletişim kurmakta zorlanan, satranç dışında herhangi bir şeye ilgi duymaz gibi görünen biridir - tam bir kapalı kutu... Lujin, İtalya'dan gelen büyük usta Turati'yle yaptığı, takıntı haline getirdiği satranç maçı esnasında bir zihinsel çöküş yaşar; maç yarım kalır. Bir tedavi sürecinin ardından yavaş yavaş toparlanan Lujin, geçmişe dair birçok şeyi unutmuştur. Bir şekilde ona kapılan bir nişanlısı vardır; sonradan eşi olacak bu nişanlı, zihinsel çöküşün müsebbibi olarak satrancı gösteren doktorun tavsiyesi doğrultusunda, Lujin'i satrançtan uzak tutmaya çalışır; bunun için elinden geleni yapar. Ama Lujin oyunu bırakmış olsa da oyun onu bırakmayacak, ceketinin astarına kaçmış satranç taşı, bir karabasanın başlatıcısı olacaktır. Satranç hamleleriyle gerçek hayatın hamlelerini karıştırmaya başlayan Lujin, oyundan çıkmak, kaçmak, kurtulmak için kendini banyo penceresinden aşağı atmayı seçer. Onu kurtarmak için koşanlar, banyoya girmekte geç kalmışlardır.

"Kapı kırılmıştı. 'Aleksandr İvanoviç, Aleksandr İvanoviç,' diye kükredi sesler.
            Ama Aleksandır İvanoviç'den eser yoktu."

Dikkat çekici bir nokta var: Lujin, roman boyunca sadece Lujin'dir. Karısı bile ona böyle hitap eder. İsminin Aleksandr İvanoviç olduğunu son ana kadar öğrenemeyiz. Müstakbel kayınpederi, bir sohbet esnasında defalarca ona adını ve babasının adını sorar (bildiğiniz gibi Ruslar bu ikisini bir arada kullanır; Aleksandr İvanoviç, "İvan'ın oğlu Aleksandr" demektir); ama bir türlü yanıt alamaz. Böylece Lujin, okur için Lujin olarak kalır; ta ki romanın son cümlelerine kadar.

Hal böyle olunca, İngilizce metindeki "But there was no Aleksandr Ivanovich." sözünün, hiçbir ekleme yapılmadan "Ama Aleksandır İvanoviç yoktu." diye çevrilebileceğini, "ortadan kaybolmuştu" demeye yakın bir ifade olan "eser yoktu" eklemesinin, kilit önemdeki bir nüansı ortadan kaldırdığını düşünüyorum. Aleksandr İvanoviç, roman boyunca "yoktur"; sadece Lujin vardır. Romanlarında her zaman "gerçekliğin" niteliğini sorguladığını bildiğimiz Nabokov, böylece Lujin'in de gerçekliğini belirsizlik içinde bırakır: Metin boyunca, sadece Lujin vardır; gerçek, kanlı canlı bir insan olarak Aleksandr İvanoviç ise yoktur. Sanki hiç var olmamıştır.

İngilizce metin üzerinden vardığım bu çıkarımı sağlama almak için, Rusça çevirmeni dostumuz Mustafa Yılmaz'ın bilgisine başvurdum. Ondan, "Но никакого Александра Ивановича не было." cümlesindeki "никакого" kelimesinin kattığı anlamı yorumlamasını rica ettim. Söylediği şu oldu: "никакого - Nikakoy", bir olumsuz zamir. Rus gramerinin kurallarından ötürü, burada Burada "nikakogo" halini alıyor. İşlevi, vurguyu arttırmak. Bu cümlede "yokluğun" altını çiziyor.  Bu da bizi, başlangıçta ifade ettiğim noktaya getiriyor. Bu ifadenin en öz çevirisi, "Ama Aleksandır İvanoviç (diye biri) yoktu."



Hiç yorum yok: