24 Ocak 2015 Cumartesi

Solgun Ateş'i Okuma Kılavuzu - 3



Yazı dizimin bu bölümünde, Solgun Ateş isminin kaynağı üzerinde duracağım. Bu konuya daha önce Duvar dergisindeki yazımda değinmiştim. Şimdi aynı meseleyi, ek bilgiler çerçevesinde ele alacağım. Solgun Ateş (Pale Fire) yayımlandığı sene New Republic dergisinde çıkan yazısında bu romana derinlikli bir kavrayış geliştiren Mary McCarthy'nin, bu ismin kaynağını keşfedememiş olması, insana garip geliyor. McCarthy şöyle yazmıştı:

“Shakespeare’de yahut başka herhangi bir yerde, “solgun ateş”in kaynağını bulamadım. Açıklamalar bölümünde şairin, ihtiyaç duymadığı müsveddelerini “bir çöp fırınının solgun ateşinde” yaktığından bahsediliyor. Kinbote’un kullandığı, cinsel ilişki kurduğu ya da gözdesi olan bir oğlanı ima eden fakat aynı zamanda Keltçede alev anlamına gelen ingle kelimesi, meseleye ışık tutabilir. Bir Helena Rubinstein mamulünün adı, Solgun Ateş.”

Oysa Nabokov, bu ismin kaynağının Atinalı Timon romanında bulunduğunu anlamamız için, yeterince ipucu vermiştir.  Atinalı Timon'un Dördüncü Perde Üçüncü Sahne’sinde şu dizeler yer alır:

“The sun's a thief, and with his great attraction
Robs the vast sea: the moon's an arrant thief,
And her pale fire she snatches from the sun”

Bülent Bozkurt çevirisiyle:

“Güneş bir soyguncu; büyük çekim gücüyle
Engin denizleri soyar. Ay dersen,
İflah olmaz bir soyguncu;
Soluk ateşini güneşten çalar.”

Solgun Ateş'in açıklamalar bölümünde Kinbote, "Mağarasındaki Timon gibi, yaşadığım metruk ahşap kulübede bir kitaplıktan yoksun olduğum için, burayı hemen alıntılamak amacıyla, Timon’un söz konusu bölümünü Zemblacadaki bir baskıdan İngilizceye çevirmek zorundayım. Umarım bu çeviri metne yeterince yaklaşır, en azından ruhuna sadık kalır," dedikten sonra, içinde "solgun ateş" sözünü barındırmayan bir sözümona çeviri sunar:

"Güneş bir hırsızdır: denizi ayartır
ve çalar onu. Ay bir hırsızdır:
gümüşi ışığını güneşten çalar.
Deniz bir hırsızdır: içinde ayı eritir."

Kinbote, notunu bir çapraz referansla bitirir: "Conmal’ın Shakespeare çevirileri hakkında ihtiyatlı bir değerlendirme için, 962. mısraya ilişkin nota bakınız." Bu referansın bizi yönlendirdiği 962. mısrada, benim çevirimle "Yardım et ey İrade, ona Solgun Ateş desek" yazmaktadır. Özgün metin şöyledir: "Help me, Will! Pale Fire." "Will" kelimesi "irade" anlamına gelir ama büyük harfle başladığı için, aynı zamanda Shakespeare'in ön adı olan William'a göndermedir.


Evet, Solgun Ateş ismi kaynağını Atinalı Timon'dan alır ama bu ismin akla getirdiği bir diğer Shakespeare eseri daha vardır: Nabokov'un "muhtemelen tüm edebiyatın en büyük mucizesi," diye nitelediği Hamlet'tir bu eser. Hamlet'le konuşan Hayalet, güneşin doğmak üzere olduğunu fark edince şöyle der:

"Sabahın yakın olduğuna alamet
Ateşböceklerinin gittikçe sönen ışıltıları.
Tanrı seninle olsun, seninle olsun Yüce Tanrı,
Sen de unutma sakın beni!"
(Özdemir Nutku çevirisi)*

Bahsettiğimiz Nabokov bağlantısını Türkçe çeviriyi okuyarak görmek mümkün değil. Shakespeare'in özgün dizelerine bakmak zorundayız:

"The glowworm shows the matin to be near,
And 'gins to pale his uneffectual fire.
Adieu, adieu, adieu. Remember me."

Anlaşılan o ki Nabokov, romanının isminin Atinalı Timon'un yanısıra, Hamlet'e de göndermede bulunmasını istemiş ama bunun kolayca keşfedilmesini arzu etmemiştir.

* Özdemir Nutku çevirisinde "fire" kelimesinin "ışıltı"yla karşılandığına dikkat edin. Nutku çevirisindeki bu tercihi, romanın isminin aslında Solgun Işık olarak çevrilmesi gerektiği düşüncemin destekleri arasına katmak isterim. Söz konusu meseleye ve çevirinin benim tercihim gözardı edilerek Solgun Ateş adıyla basılmasına dair açıklamalarımı, Duvar dergisindeki yazımda bulabilirsiniz.

Hiç yorum yok: