15 Şubat 2015 Pazar

Özgecan Aslan'ın Anısına Saygıyla, Bir Nabokov Anekdotu...


Türkiye'de korkunç bir cinayet işlendi. Bir genç kız tüyler ürpertici şekilde hayattan koparıldı. İçimize ateş düştü.

Aşağıdaki alıntıyı, Vladimir Nabokov'un kadınlara yönelik şiddete dair tutumunu yansıtmak için aktarıyorum.

Artık yeter. Kadınlar öldürülmesin.


"1927’de Romanyalı bir kemancının karısı, adamın kötü davranışlarından yılarak intihar etmişti. Kemancı, Alman ceza sisteminden kurtulmuşsa da, karısına nasıl şiddet uyguladığı duyulmuştu. Hadiseyi duyan Nabokov ve bir arkadaşı, müzisyeni bulmak üzere bir lokantaya gittiler; ona ilk yumruğu atmak ayrıcalığının kime düşeceğini belirlemek üzere çöp çektiler. Nabokov kazandı ve ardından ortalık karıştı. Biraz sonra bütün orkestra kavgaya dahil oldu. Nabokov, suç ortağı ve kemancı hemen karakola götürüldüler. Nabokov kurgularında düşkün karakterler yaratmaktan hoşlansa da, gerçek hayattaki zalimliklere karşı, tıpkı babası gibi adalet özlemiyle hareket ediyordu."

Vladimir Nabokov - Yazarın Gizli Tarihi'nden (Andrea Pitzer - İletişim Yayınları)


Hiç yorum yok: