1 Temmuz 2015 Çarşamba

Bay Morn'un Trajedisi


Vladimir Nabokov'un tiyatro oyunlarından The Tragedy of Mr. Morn'u (Tragediya Gospodina Morna), Anastasya Tolstoy ve Thomas Karshan'ın İngilizceye ortak çevirisinden okudum. Nabokov bu oyunu 1923-24 yılları arasında, henüz 24 yaşındayken yazmış; o dönemde Prag'da bulunuyorlarmış. Yazar ölene dek bu oyun ne basılmış, ne de sahneye konmuş; vefat ettiği 1977'de Morn'un elyazması ve düzeltilmiş kopyası, hâlâ Montreux'deki arşivinde duruyormuş. Nabokov ailesi metni Amerika'daki Kongre Kütüphanesi'ne vermişler. Ancak metnin son iki sahnesinin, belki de toplam metnin onda birinin kayıp olduğu anlaşılmış. 1997'de, bir Rus edebiyat dergisi olan Zvezda, eldeki metni bütün olarak yayımlamış. 2008'de St. Petersburg'daki Azbuka yayınevi, gözden geçirilmiş bir baskı yaptığında, eser daha geniş bir Rusça okur kitlesine ulaşabilmiş. Bu baskılar sayesinde oyun, ancak 2012 yılında İngilizceye çevrilebilmiş.

Bay Morn'un Trajedisi, gelecek zamanda, isimsiz bir Avrupa ülkesinde geçen olayları konu alıyor. Baş karakter Morn, ülkeye barış ve istikrar getirmiş, sevilen bir kraldır; kendisini bir maskenin ardına gizleyerek yönetmektedir ülkeyi. Devrimci Ganus'un karısı Midia ile birliktedir. Ganus, gönderildiği toplama kampından kaçarak başkente döndüğünde, Othello'yu oynayan bir aktörmüş gibi davranarak saraya girer. Midia'nın sadakatsizliğini öğrenince, Morn'u düelloya davet eder. İskambil kâğıtlarıyla yapılan düelloyu kaybeden Morn, kendini öldürmekle yükümlüdür. Fakat bunu reddedip Midia'yla birlikte kaçar. Yokluğunda yönetimi ele geçiren devrimciler, monarşiyi yıkarak ülkede kendi diktatörlüklerini kurarlar. Sonunda Midia, Morn'un müttefiki Edmin'e bağlanarak, Morn'u terk eder. Onursuz davranışının utancı içindeki Morn da, oyunun bitiminde kendini öldürür.

Brian Boyd The Russian Years'ta, Nabokov'un Morn'dan önce yazdığı dört oyunda, Puşkin şiirinin gölgesinin hissedildiğini söylüyor. Oysa, Samuel Schuman'ın da Nabokov's Shakespeare kitabında onayladığı üzere, Morn hemen fark edilecek ölçüde Şekspiryendir; metnin genelinde Shakespeare'in etkisi açıkça hissedilir; olay örgüsü, karakterler, dil, yapı ve izlek bakımından Shakespeare'e öykünür. Ayrıca manzumdur; Shakespeare'in kullandığı vezin olan "iambic pentameter" ile yazılmıştır. Elbette Morn'un özgün dili Rusçadır; dolayısıyla vezni de Slavik karakter taşır. Metnin çevirmenleri, "Nabokov'un özgün Rusçasında sık sık kendini gösteren Shakespeare dilinin solgun parıltısını ('pale fire') korumaya" çalıştıklarını söylüyorlar. Bay Morn'un Trajedisi'nin onlara olağanüstü zorluklar çıkarmış. Nabokov'un çeviri edimiyle ilgili yaklaşımları doğrultusunda, mümkün olduğunca yazarın diline sadakate öncelik verdiklerini, fakat Nabokov'un Yevgeni Onegin'inde ortaya koyduğu birebirliğin peşine düşmediklerini söylüyorlar. Amaçlarını, hem Nabokov'un Morn'undaki kelime, ifade ve ritimlerin, hem de anlamın, tonlamaların ve üslubun hakkını veren bir çeviri olarak ortaya koyuyorlar. Nabokov 1923'te Morn'u İngilizce olarak yazsaydı, nasıl bir oyun ortaya çıkardı diye düşünüp, öyle bir metin üretmeye çalıştık diyorlar ve bunun örneklerini sıralıyorlar. Ayrıca Nabokov'un "iambic" (her dizede beş adet vurgulu hece içeren) veznini, mümkün olduğunca muhafaza etmeye çalıştıklarını anlatıyorlar.



Nabokov Bay Morn'un Trajedisi'ni belirsiz bir gelecekte, fakat Shakespeare'in mekânlarıyla akraba bir ortamda kurgularken, olay örgüsü Rus Devrimi'nin atmosferine de açık göndermeler içermekte. Bu göndermeler, oyuna "Yabancı" adlı karakterin girmesiyle doruğuna ulaşıyor. Karakterlerden Dandilio'nun konuşmasını dinleyen Yabancı, yaklaşarak söze giriyor:


Yabancı: Çocukluğumda sık sık, sesinizi düşlerdim.

Dandilio: Doğru, kimlerin düşünde belirdiğimi 
                Hiç hatırlamam. Fakat tebessümünüzü 
                Hatırlıyorum. Söyler misiniz, saygıdeğer yolcu,
                Nereden geldiniz?

Yabancı: Yirminci yüzyıldan geldim. 
                Bir kuzey ülkesinden. İsmi . . . (fısıldar)

Midia: Ne? Bunu bilmiyordum . . .

Dandilio: Ah, hadi ama! Çocuk masallarında 
                - hatırlamıyor musun?
                Görüntüler . . . bombalar . . . kiliseler . . . 
                altın çareviçler . . . pelerinli isyancılar . . .
                kar fırtınaları . . .


Yabancı, kaybolup gitmeden önce, oyundaki başkentle kendi başkenti arasındaki benzerliklere değiniyor. Devrimin tehditi altındaki kurmaca bir krallık ve kılık değiştirmiş, intihara eğilimli kral teması, Nabokov'un yarım kalmış romanı Solus Rex'i, Bend Sinister'ı, bilhassa da Solgun Ateş'i akla getiriyor. Thomas Karshan'ın belirttiği gibi, Bay Morn'un Trajedisi, Nabokov'un ilk esaslı eserlerinden ve sonraki elli küsur yılda geliştireceği izleklerin keşfedilip sınandığı bir laboratuvar mahiyetinde. Brian Boyd'a göre aynı zamanda, bazı bakımlardan Nabokov'un en iyi oyunu.