9 Mayıs 2016 Pazartesi

Bir Sözlüğün Yeniden Basımı: Reşad Ekrem Koçu -Türk Giyim Kuşam ve Süslenme Sözlüğü


Reşad Ekrem Koçu denince akla önce, meşhur İstanbul Ansiklopedisi gelir. Büyük bir yayıncılık ve yazarlık macerası olarak anılan bu ansiklopedi maddi imkânsızlıklar sebebiyle “g” harfinde, “Gökçınar” maddesinde kalmış, bitirilememiş. Yeni baskısını yapmaya kimsenin yanaşmaması yüzünden, söz konusu ansiklopedi adeta bir efsane kisvesine bürünmüş durumda.

Aslında Reşad Ekrem Koçu’nun birbirinden ilginç daha birçok eseri var. Koçu, kitaplarının yanısıra yüzlerce makale de yazmış ve henüz tüm metinlerinin kapsamlı bir dökümü bile çıkarılmış değil. Doğan Kitap yakın zaman önce, 1905’te doğup 1975’te ölen bu popüler tarih yazarının önemli eserlerinden Türk Giyim Kuşam ve Süslenme Sözlüğü’nü yeniden bastı. İlk baskısı 1967’de Sümerbank Kültür Yayınları tarafından yapılan sözlük, alanındaki ilk çalışma olması bakımından önem taşıyor ve gerek içerdiği bilgiler, gerekse anlatımındaki renklilikle ilgi çekiciliğini koruyor. Aslında ilgi çekiciliğini korumak sözü isabetli değil: bu eserin yazılmasının üzerinden geçen yarım asırlık zaman, onu daha okunası, daha önemli kılmış demek daha doğru.





250 sayfalık sözlük, ağırlıklı olarak Osmanlı dönemi İstanbul’unun, bir miktar da Anadolu insanının giyim ve süslenme unsurlarını tanıtıyor. Osmanlı padişahlarından tutun, Karadenizli balıkçılara, simitçilere, yeniçerilere, İstanbul “yosma”larına kadar figürler boy gösteriyor kitabın sayfalarında. Yazar önsözde, bu figürlerden bahisle şöyle diyor:

“Bu sözlüğü resimlendirirken, belki tenkit edilebilirim, el ile yapılmış şirin resimleri fotoğrafa tercih ettim. Resimlerin bir kısmı bu sözlük için suret-i mahsusada yapıldı, bir kısmını da kendi arşivimden aldım, ki onlar da nezaretim altında suret-i mahsusada yaptırılmış mülkiyetim altında resimlerdir. Fakat emek istismar etmedim, onlardan, arşivimden sözlüğüme, akademik bir hediye olarak faydalandım. Bu hususu bilhassa kaydediyorum.”

“Şirin resimler”in eşlik ettiği metinler, artık Topkapı Sarayı müzesi gibi yerler haricinde görmemizin, bilmemizin mümkün olmadığı giyim eşyalarını tanıtıyor bize. Mesela “arâkiye”nin tiftikten yapılmış ince, hafif bir külâh, “çakmak papuç”un burnu sivri ve yukarıya kıvrık eski bir ayakkabı, “kaşıklık”ın ise yeniçeri serpuşu “börk”ün önüne eklenmiş ve bir kaşık yahut kuş tüyü konulan parça olduğunu öğreniyoruz.

Koçu’nun sözlüğü eşyaları tanıtmakla kalmıyor, tarihin ilginç vakalarından da haberdar ediyor bizi. Örneğin 18. yüzyılda birkaç kez, kadınların sokakta açık saçık denilebilecek kıyafetlerle, aşırı süslü ve erkekleri tahrik edecek şekilde dolaşmalarının yasaklandığını, fakat yasakların bu durumun önüne geçemediğini okuyoruz. Az sayıda olmakla birlikte çağdaş giyim örneklerine de yer veren Koçu, bazı yorumlarıyla gülümsetiyor bizi. Yazara göre blucin, “Amerika’da imal edilip dünya yüzüne yayılmış, … bilhassa erkek pantalonları hali vakti yerinde ailelerin garabet düşkünü oğulları ile amele, işçi ve ayak takımı arasında çok rağbet görmüştür.”





Sözlükteki çoğu maddeyi şiirlerle, koşmalarla süsleyen Reşad Ekrem Koçu, blucin maddesinin sonunda da, “çağdaş büyük halk şairi Ali Çamiç Ağa”nın kıtasına yer veriyor:

“Üç kız geçti önümden
Güldüler sinsi sinsi.
Kurt kocamış nideyim,
Ömrün iki ellisi.
Horoz gözüm çöplükte,
Seçsem dedim hangisi.
Sordum şu pir gönlüme,
Dedi blucinlisi.”

Türk Giyim Kuşam ve Süslenme Sözlüğü’nü yazarlara, çevirmenlere, radyoculara, tüm okurlara ve “sözlüksever”lere hararetle tavsiye ederim.

Künye:
Türk Giyim Kuşam ve Süslenme Sözlüğü
Reşad Ekrem Koçu

Doğan Kitap, Kasım 2015

(TRT Radyovizyon dergisinin Nisan 2016 sayısında yayımlanmıştır.)

Hiç yorum yok: